Kanal tedavisi yapılması gereken dişler, artık sinir dokusuna kadar çürüğün ve mikroorganizmaların ilerlediği dişlerdir. Normalde bu bölgedeki dişimiz, içerisinde
canlı sinir dokusu var ise lokal anestezi yapıyoruz. Sadece o dişi uyuşturuyoruz. Daha sonrasında kanal tedavisine başlıyoruz. Eğer ki diş herhangi akut bir durumda değil ise, apse varlığı yoksa dişi kolayca uyuşturup,
hastamız herhangi bir ağrı veya acı hissetmeden kanal tedavisini gerçekleştiriyoruz. Ama bazı durumlarda dişler akut duruma gelmiş oluyor, apse aktifleşmiş durumda oluyor. Bu durumda hangi anestezi tekniğini kullanırsak
kullanalım, dişte herhangi bir uyuşmayı sağlayamayabiliyoruz. Böyle bir durumda başlangıçta antibiyotik tedavisi ile dişin akutlanma durumunu bir miktar baskılayıp daha sonrasında kanal tedavisine geçebiliyoruz. Yada
"intrapulpal" dediğimiz "direkt sinirin üzerine anestezi" yaparak kanal tedavisini yapabiliyoruz.
Kanal tedavisi aslında hastaların korktuğu kadar ağrılı, acılı, herhangi bir endişe gerektirecek bir tedavi değildir. Aksine hastaların çok
ciddi çektiği, çok şiddetli gece ağrılarından kurtulduğu bir tedavi şeklidir.